17 Ağustos 2016 Çarşamba

Banksy - Grafiti Ustası, Ressam, Aktivist, Yönetmen

Bugün biraz asi takılacağım. Çoğu kişinin bilmediği benim de yeni öğrendiğim ama bence bilinmesi gereken birinden söz edeceğim. Banksy... 

Bristol ve Londra sokaklarında başlayan macerasını farklı ülke ve şehirlerde yaptığı duvar resimleri ile taçlandıran kimliksiz bir ünlü, 2010 yılında Times ın en etkili 100 kişisi arasına girmiş gerilla sanatçı.

Çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgılığını eleştiren mesajlar veriyor. 

Banksy’nin adı 1990’larda önce Bristol sonra da taşındığı Londra’da görülmeye başladı. Geleneksel grafitiden farklı olarak şablon yöntemiyle yaptığı ve çoğu savaş karşıtlığından insan haklarının savunulmasına kadar "mesaj kaygısı taşıyan" stensil işleri zamanla ilgi çekti. Kara mizah dolu bu stenciller dışında sanatı eylemle birleştiren işleriyle de ününü zamanla katlamaya başladı. 

2000’lerin ortalarından itibaren art arda yaptığı çarpıcı işler onu dünyaca ünlü bir fenomen haline dönüştürdü. Batı Şeria’da İsrail ve Filistinliler’in arasına örülen duvara "gedik açarak" "Tatil Enstantaneleri" başlığı altında özgürlük çizimleri yaptı. Paris Hilton’un yeni albümünün yayınladığı günlerde kendi hazırladığı, Hilton'la dalga geçen remiks şarkılarının ve albüm kapağının yer aldığı 500 CD’yi İngiltere’deki farklı müzik marketlerine bıraktı. Ayrıca Amerikalı sosyetik ünlünün CD üzerindeki fotoğrafında başını bir köpeğin kafasıyla, kapaktakini ise dijital teknikle üstsüz olarak değiştirdi. ABD'nin Guantanoma'daki hapishanesini eleştrimek için hazırladığı bir Guantanamo tutsağı mankenini California’daki Disneyland içine bırakarak eğlence merkezinde kırmızı alarma neden oldu.

Banksy muhalif olduğu her şeye tepkisini ve protestosunu sanat aracılığıyla gerçekleştiriyor. Meraklıları yeni eserlerini sabırsızlıkla bekliyor.

İşte eskilerden bazıları...









 


3 Ağustos 2016 Çarşamba

İzledim #Temple Grandin

Nasıl güzel bir film anlatamam. Göz yaşları içerisinde izledim. Gerçek bir yaşam hikayesi...

Günümüz koşullarında bile farkındalığının çok az olduğu otizmi konu alan bir film. Otizimli Temple Grandin in hepimize ders verecek yaşam hikayesi...

2010 yapımı olan film, aslında HBO tarafından televizyon için çekilmiş. Yönetmenliğini televizyon için birçok içerik hazırlamış Mick Jackson, başrolü ise Homeland’ten Ajan Carrie Mathison olarak tanıdığımız Claire Danes üstlenmiş. Yardımcı rollerde ise Julia Ormond ve Catherine O’Hara oynuyor. Golden Globe ve Emmy başta olmak üzere birçok sayısız ödüle aday olmuş ve birçok ödül toplamış. 

1947 yılında doğmuş olan Temple Grandin e dört yaşında otizm teşhisi konmuş. O yaşa kadar hiç konuşmamış olan Temple annesinin oldukça üstün çabası ile konuşmaya başlayıp eğitim hayatına bile başlamış. Ancak okul yaşamına alışmakta oldukça zorlanıyor. Arkadaşlarının ve öğretmenlerinin Temple ın farklı ama kendilerinden olduğunun farkında olmaması da bunun bir getirisi elbette. Ancak annesi okulunda yaşadığı problemler dolayısı ile Temple ın eğitimini yeni bir okulda sürdürmeyekarar veriyor ve iyiki de öyle yapıyor. Bu okuldaki fen bilimleri öğretmeninin onun özel yanını/öğrenme stilini keşfetmesiyle yaşamında yeni bir kapı açılıyor. 

Üniversiteye başlamadan önceki yazı teyzesinin çiftliğinde geçiriren Temple, çiftlikte yaşayan büyükbaş hayvanlar ile ilginç bir bağ kuruyor. Bu bağdan hareketle kendi duygusal eksikliğini gidermeyi ve hayvanlara daha “insancıl” bakım ve kesim hizmetleri verilmesini sağlayan yolları keşfediyor. Farklı bir yaşam algısı ve öğrenme biçimi olduğunu topluma kanıtlamak için inanılmaz çaba sarf eden Temple, akademik eğitimini başarı ile sürdürüp öz farkındalığını en üst seviyeye taşıyarak otizmli bireyler için de çalışmaya başlıyor.

Temple Grandin in öyküsü ise şöyle;


Temple Grandin
Boston, Massachusetts'de doğdu. Annesi Eustacia Cutler, babası Richard Grandin'dir. 1950 yılında otizm tanısı konuldu. Iki yaşındayken beyin hasarı tanısı almış olması nedeniyle, iyi öğretmenleri olan bir anaokuluna yerleştirildi. Grandin'in annesi, konuşma terapisi vermesi için bir doktor ile konuştu. Grandin'in annesi Grandin ve kardeşine, sıra tabanlı oyun oynatabilen bir dadı kiraladı.

Grandin, 4 yaşındayken konuşmaya ve ilerlemeye başladı. İlkokuldan itibaren destekleyici rehberlere sahip olduğu için kendini şanslı görmektedir. Ancak, Grandin, ortaokul ve lise hayatının en kötü zamanları olduğunu söyler. O zamanlar, herkesin alay ettiği "asosyal çocuk"tu. Zaman zaman sokakta yürürken, insanlar "kayıt cihazı" diyerek onunla alay ederlerdi. Çünkü o, öğrendiği şeyleri sürekli tekrar ederdi. Grandin bununla ilgili şöyle der: "Şimdi bu konuda gülebilirim, ancak o zaman gerçekten canımı yakıyordu."
1966'da Hampshire Country okulundan mezun olduktan sonra, üstün yetenekli çocuklar için olan bir yatılı okula kaydoldu. ( Rindge, New Hampshire ) Grandin, psikoloji bölümünü kazanmak için 1970 yılında Franklin Pierce kolejine gitti. 1975 yılında Arizona State Üniversitesi'nden hayvan bilimi alanında yüksek lisansını ve 1989'da hayvan bilimi alanında doktora derecesini University of Illinois at Urbana-Champaign da yaptı.

Grandin in TED konuşmaları ise mutlaka dinlenmesi gereken konuşmalar.

Kısaca izlenmesi gereken bir film. Hayatı araştırılması ve ibret alınması gereken bir kadın!

Döküntü 7

Yaşadıklarımdan öğrendiklerim var. Yaşayacaklarımdan da öğreneceklerim...
İnsanları çözmeye çalışarak geçiyor ömür... Ne garip değil mi?? halbuki hayat aslında çoğu kişiyi ciddiye almak için çok çok kısa... ama olmuyor işte... Kaygısız, tasasız, boşvermiş olmak gerekiyor...
Güzel filmler izledim bu ara... yazacağım...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...