14 Aralık 2015 Pazartesi

Çağımızın İş Modeli : Network Marketing

Bu yazımda kısaca sana Network Marketing ' ten söz edeceğim. Sonraki yazılarımda ise neden böyle bir sistemden bahsetme geeksinimi duydum onu açıklayacağım.

21.yy’ın ticaret sistemi olarak görülen Network Marketing, giderek büyümekte ve pek çok kişiye iş olanağı sunmaktadır. Öncelikle bilinmesi gereken; Network Marketing bir iştir. Kişinin kendi emeğine dayalı, tüm katılımcılara eşit olanak sunan, bilgi ve deneyim gerektirmeyen, çalışma saatlerini kişinin kendisinin belirlediği bir iş modelidir. Patron da çalışan da kişinin kendisidir. Dolayısı ile kişinin kendi kazancını da belirlediği adil bir sistemdir ve asıl önemlisi bir ekip işidir.

Tavsiye mantığına dayalıdır. Sistemin içine dahil olursunuz, ürünü alır kullanırsınız ve çevrenize tavsiye edersiniz. Ürünü kullanmak isteyenler senden alınca elde ettiğin bir kar vardır ancak Network Maarketing' de başarı elde etmek, kalıcı ve devamlı bir gelire sahip olabilmek için ekip oluşturman gerekir. Network Marketing' in asıl mantığında kapı kapı dolaşıp ürün satma yoktur. Doğal satış vardır.
Network Marketing işinde senin referansınla üye olanlar, onların referansları ile üye olanlar ve onların referansları ile üye olanlar şeklinde bir soyağacı ortaya çıkar. Kalıcı ve gerçek para kazanma bu şekilde olur.

Network Marketing sistemine dahil olduğun şirketin sana ve ekibine sunduğu olanaklar çok önemlidir. Bütün Network Marketing sistemlerinde mantık soyağacı oluşturarak para kazanmak olsa da soyağacı derinliğinden elde edeceğin gelir ve ek olanaklar şirketten şirkete farklılık göstermektedir. Dolayısı ile katılımcılarına en adil sistemi sunan sistem içerisinde yer almak hem seni motive edecek hem de daha kolay para kazanmanı sağlayacaktır.

Bir sonraki yazımda birkaç Network Marketing firmasını karşılaştıracağım ve neden sadece birini seçtiğimi de açıklayacağım. Bu serinin en son yazısında ise seçtiğim Network marketing firmasını tanıtacağım.

Şimdilik bu kadar... Detaylı bilgi için ne yapman gerektiğini biliyorsun... :)

10 Aralık 2015 Perşembe

Bomonti’de yepyeni bir yaşama çok az kaldı… Bu çok özel yatırım fırsatını kaçırmayın!

155 apart daireli The House Residence ve 51 odalı The House Hotel, 2016 yaz döneminde Bomonti’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. 

Yenigün İnşaat yatırımı, The House Collection markası ve FYP’nin dizayn, marka ve konsept planlaması ile Bomonti’de hayat bulan The House Residence’da ince işler hızlı bir şekilde devam ediyor. Özel dizayn tasarımları ile hazırlanan örnek daireler, bugünden The House Residence tasarım anlayışını ve Bomonti’deki yaşamı keşfetmeniz için sizi bekliyor…

Modern yaşam, sanat ve dizayn ile zenginleşen The House Residence’ta yaşam stüdyo, 1+1 ve 2+1 dairelerde çok özel ödeme planları ile yatırım fiyatı 230 Bin Dolar’dan başlayan fiyatlarla sunuluyor. Dairelerin yatırım planlama ve uzun/kısa dönem kiralama hizmetlerini ise daha ilk günden FYP sizin için yapıyor… 

Dinamik, sosyalleşmeye açık ve konforlu bir yaşamın kodlarıyla şekillenen The House Residence Bomonti’de, 1+0’dan 2+1 ve penthouse’lara kadar 44 m2 ile 199 m2 arasında değişen, özel tasarıma sahip 155 adet apart daire seçenekleri sunuluyor. Yaşama renk katan detaylar ise projenin lounge, dining room, spor kulübü, club ofisi, kafeleri, peyzaj alanları ve teras gibi alanlarında odaklanmış durumda. Yaşamı ortak alanlara taşıyan The House Residence, servis zenginliğini ve kalitesini aynı binada bulunan 51 odalı The House Hotel’den alacak. 

The House Residence’da dairenin yatırım planlaması daha ilk günden senin adına yapılıyor, detaylar seni yormuyor. Bütün dairelerin kısa, uzun dönem kiralama hizmetleri The House Residence yönetimi ve FYP tarafından, uluslararası zincirlerin işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. The House Residence, her detayı özenle planlamaya dayanan modern tasarım anlayışını evinize de taşıyor. Dilerseniz tüm yaşam alanlarınızı sizin seçimlerinizle güzelleştiriyor. Taşınmaya hazır, zevkle döşenmiş, titizlikle hazırlanmış bir otele gelir gibi bavulunuzu alın, gelin ve yaşamaya başlayın.

Bomonti’ye tasarım dokununca

Piramit Mimarlık Turgut Toydemir tarafından projelendirilen The House Residence’ın yaşam konsepti ve iç mimari planlaması FYP Proje Geliştirme’den Tony Phillipson’ın İngiliz Conran  + Partners ile gerçekleştirdiği özel işbirliğiyle hayat buldu. Peyzaj ve cevre düzenlemesinde ise Hyland Edgar Driver imzası var. Geleneksel ve modern endüstriyel alanların yansımaları, modern mimari ve yaşam tarzı kodlarını harmanlayan tasarım New York Soho, Londra Covent Garden ve Paris L’es Halles gibi örneklerle de organik bağa sahip. Ortaya çıkan sonuç ise, ana yaklaşım olarak modern mimari, life style konsept ile geleneksel ve modern endüstriyel tasarımı birleştiren yepyeni bir konsept. 

7/24 hayat, hizmet, mutluluk

The House Residence Bomonti, The House Hotel, The Residence Lounge, The Dining Room, The Cafe, The Club Fitness, The Club Office, The Garden Terrace ve The Services gibi mekan ve hizmetleri aynı binada, aynı çatı altında bir araya getiriyor. The House Residence’da kişiye özel servisler, Bomonti’nin ilk dizayn oteli The House Hotel işletmesi ile sunuluyor. The Services olarak tanımlanan sınırsız hizmetler ile, iki farklı noktada 2 farklı resepsiyon ve özel asistan, housekeeeping, vale, teknik servis, güvenlik ve ev sahibi kullanımına hazır laundry alanı, apart daire sahiplerine ev ortamında da otel konforu sunmayı hedefliyor. 

Evler sakin, ortak alanlar yaşamla dolu

Konut, hotel, sosyal yaşam alanları, spor kulübü ve service ofis alanı ile bir yaşam merkezi olarak hayata geçen The House Residence, eğlence, yaşam, iş ve spor keyfini birlikte sunuyor. 2016 yazında tüm sosyal alanları ile hayata geçecek olan The House Residence sakinleri The Dining Room’da dilerlerse hazırladıkları yemeklerle dilerlerse özel asistanın yardımıyla davetlerini verebilecekler. Sabah 7:00 – gece 24:00 saatleri arasında kişiye özel hizmet veren The Residence Lounge, size özel bir mekan olarak tasarlandı. The Club Fitness sağlıklı bir yaşam sunarken, giriş terasında yer alan The Cafe’ler de ise Nişantaşı, Galata ve Karaköy’ün gözde mekanlarını sizlerle buluşturacak. 

Daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Aralık 2015 Pazar

Döküntü 5

İnsanın zevkleri değişiyor zamanla.... Gereksinimleri, hevesleri... İnsan değişiyor zamanla... " değişmen gelişmeni sağlamıyorsa değişmesen de olur " elbette...


Kimine göre doğru,kimine göre yanlış yaşıyoruz aslında... Önemli olan kendimize göre nasıl yaşadığımız... 

Mutlu musun? Ama gerçekten mutlu musun? Kendinden... 

Bugün bunu düşün istersen...

20 Kasım 2015 Cuma

Döküntü 4

Bir kitap yazasım var... Uzun uzun bir roman... Sonra da bir deneme... Kitap yazasım var... Yazarak rahatlayasım.... Elimde laptop kafe kafe dolaşasım... İnsanları tanıyasım tanıdıkça yazasım...

Yazasım var yani...

5 Kasım 2015 Perşembe

Bonusbay ve Online Alışverişten Para Kazanmak

Sergül sayesinde keşfettiğim yeni bir sistem Bonusbay. Alışverişini sürekli benim gibi online alışveriş sitelerinden yapan bir insan için inanılmaz bir nimet. Hem alışveriş yapıyorum. hem de bu alışverişimden bonus kazanıyorum. Ve bu bonuslar da hesabıma para olarak yatıyor.

Sistem aşağıdaki görseldeki gibi çalışıyor.

Yapman gereken alışveriş yapmak istediğin siteyi bonusbay da bulup oradan online alışveriş sitesine geçiş yapmak.

Bonusbay ın site için ne kadar bonus verdiğini dikkate alarak da alışveriş yapacağın yeri seçebilirsin. (Bu ara ben öyle yapıyorum )

Sadece giyim kuşam değil, uçak biletinden otele kadar her türlü online alışverişinde Bonusbay ı kullanabilirsin.

Siteye de ulaşmak için tık tık...


27 Ekim 2015 Salı

Gelecek Turizmde ile sürdürülebilir turizmin geleceğini yazacak üç yeni proje belli oldu!

Seyahat ederken hepimiz gittiğimiz yörenin doğasını, kültürünü hissetmek, el emeklerinden satın almak, yerel lezzetlerini tatmak isteriz.

Eko turizm, kırsal turizm, kültür turizmi, gastronomi turizmi gibi farklı sürdürülebilir turizm çeşitleri ile hem biz farklı deneyimler yaşarız hem de yerel halkın ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz. 

İşte bu sebeple Anadolu Efes, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı 8 sene önce bir araya gelerek "Gelecek Turizmde" dedi ve sürdürülebilir turizm için çalışmaya başladı.

Doğu Anadolu Bölgesi’nde 5 yıl boyunca başarılı modeller yaratan Gelecek Turizmde projesi kapsamında 2013 yılından bu yana 6 farklı sürdürülebilir turizm fikri desteklendi. Bursa'nın Misi Köyü'nde Misili kadınlar yerel lezzetleri ve geleneksel el sanatlarını turistlere sunmaya başladı. Safranbolu esnafıyla Karabük Üniversitesi el ele verdi, Safranbolu’ya özgü hediyelik eşyalar yaratmak için kolları sıvadı. Mardinli kadınlar tamamen kendi emekleriyle eski bir Mardin evini misafirperverliğin kitabını yazan bir pansiyona çevirdi. Şanlıurfa’da Göbeklitepe halkı, yok olmaya yüz tutmuş taş işçiliği sanatını yeniden canlandırmak için harekete geçti. Seferihisarlı kadınlar yerel lezzetlerini turistik bir deneyime çevirdi. Malatya Battalgazililer ise Arslantepe Höyüğü’nü tanıtmak için çalışmalarını hızlandırdı.

%100 Misia Projesi – İpekevi dokuma atölyesi – Misi Köyü / Bursa

Safranbolu Hatırası Projesi – Hediyelik eşyalar

Seferihisar’ın Geleneksel Mutfağı Projesi – Yöresel ürünler - Seferhisar/İzmir

Mardin’de Kadın Liderliğinde Sürdürülebilir Turizm Girişimlerinin Yaratılması Projesi – İpekyolu Misafir Evi 

Yeni dönemde ise bu altı projeye üç yeni proje daha katıldı. Adana Saimbeyli’de kelebek gözlemi projesiyle, Isparta Keçiborlu’da lavanta ile kırsal turizme sağlanan katkıyla, Balıkesir Edremit’te ise yöreye özgü yemekler ile gelişen gastronomi turizmiyle Gelecek Turizmde yolculuğu devam ediyor.

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Ekim 2015 Cuma

Döküntü 3





Herşeyi bırakıp yazmak gerek bazen.... Düşünmeden parmaklarından akan sözcükleri takip etmek... Ne çıkacağını bilmeden... Yazmak... Yalnızca yazmak...

14 Ekim 2015 Çarşamba

Döküntü II

Acıyla yoğruluyoruz son günlerde... Deli gibi yazmak istedim elim bir türlü gitmedi kaleme... Dilimde söylenecek binlerce söz.. ama lal oldum... böğüre böğüre ağlamak istedim, kitlendim boğazımda düğümler, istediği gibi güldür güldür akamamaktan şişen gözler, kabuslar...

Çocuğuma ileride nedenlerini açıklayamayacağım olaylar olaylar... Ben anlıyor myum ki açıklayabileyim...

Etrafımda ruhsuz hatta hayvan bile diyemeyeceğim vicdansızlar...

Yaşamak çok zor bu günlerde...

Biz bu kadar acı duyarken... Ya onlar... Kayıpları olanlar... Ya onlar ne yapsınlar... Nereleri yıksınlar... Ne desinler...

Nefes almak bile zor bu günlerde... Kan kokuyor Ankara'm... KAN....

1 Ekim 2015 Perşembe

Özenme

Valla hayranım çocukla beraber pek çok şeyi yürütenlere... Spor, yemek, iş, ev, makyaj, alışveriş... Zaman yönetimi yok ben de yemin ederim.. Yoksa onlar supergirl ben ne???

9 Eylül 2015 Çarşamba

Akşam Atıştırmalığı #2

Çılgınlar gibi yazasım, çılgınlar gibi okuyasim var... Silkinip enerji toplanan ve 24 saatimi 35 miş gibi hissetmem gerek..
Biriktirdigim yazmam gereken filmler, masallar ve şiirler var...

posted from Bloggeroid

2 Eylül 2015 Çarşamba

Akşam Atıştırmalığı

Blog camiasında çok bilindiğim pardon hiç bilindiğim söylenemez... kendi çapımda takılıyorum işte... ama elbet bir iki okuyan da vardır...
hımm peki ben buraya neden geldim anlamadım... aklımda başka şeyler varken başka şeyler yazıyorum ve bunun da işte çok ayırdında olmuyorum... aslında bir film izledim ona istinaden de yazmak istedim... film de seçtiğim bir film değildi esasında... jane austen ın hayatından bir kesit olan becoming jane izlemek istedim, türkçe ye aşkın kitabı diye çevrilmiş ben de öyle arayınca aynı adlı bir romantik komedi filmini izlemeye mecbur kaldım... neden mi... çünkü i pad den izlemek durumundaydım (mutfakta yemek yaparken atıştırmalık) youtube da filmin türkçesi yok hatta film becoming jane gibi görünüp açınca bu filme dönüşüyor falan... neyse velhasıl izledim işte... öyle ütü yaparken falan izlemelik güzel bir film... detaylarını detaylı yazıda yazarım.. ben kaçtım..

iyi geceler

29 Ağustos 2015 Cumartesi

yazdım işte

Bir ton kozmetik alışverişi yapıpı kozmetik bloğu yapasım var burayı... da... da sı var işte... hani bitenler kısmı var ya.. ben de o günü geçip atılalar olur anca... o da anca işte... çöpçü ruhum yüzünden atamıyorum da...
, yok ama evde şöyle bir bahar temizliği yapasım var.. (sonbahar ahahaha) herşeyi atasım var... halılar dahil :) ama yok onları atmam herhalde saklarım :)

Sevgiler;

13 Ağustos 2015 Perşembe

Döküntü



Bazen hayatın hangi noktasında dolaştığımı sorguluyorum… İçsel dönüşlerim ve bu dönüşler sırasında kopukluklarım çok oluyor… Sürekli konuşuyorum. Ama kendimle… Ve bu konuşmalarım sırasında konuşmamak kimseyle… 

Her şeyi bir anda istiyorum. Sonra hiçbir şey yapmak istemiyorum… 

Başka şehirde hatta başka ülkede olmak istiyorum… Bilmediğim bir şehrin bilmediğim dilinde konuşan insanlarının arasında dolanmak… Yabancılaşmak… 

Hep yazmak istiyorum ama sürekli kalemimi yitiriyorum… 

Gözlerim kuruyor… Ağlayamıyorum…

Benim de 24 saatim olsun istiyorum. Ama ben kendi 24 saatimi
yetiremiyorum…

Bu da benim bugünlük döküntülerim olsun...

4 Temmuz 2015 Cumartesi

DEĞERLİ EŞYALARINIZ ELİNİZİN ALTINDA, EL BAGAJINIZDA OLSUN!

Kredi kartınızı, pasaport, ehliyet ve araç ruhsatı gibi her an ihtiyacınız olabilecek belgelerinizi; nakit paranız, değerli takılarınızı; uçuş sırasında ya da uçuşunuzun hemen ardından ihtiyacınız olabilecek ilaçlarınızı; bilgisayarınız ve cep telefonunuzu; sözleşmeler, tapu, diploma gibi önemli evrak ve belgelerinizi el bagajınızda taşıyın, aklınızı onlarda bırakmayın.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Haziran 2015 Cuma

İşi Bıraktık Da... Ya Sonra....

Yiyip içip yatıyorum resmen işi bıraktıktan sonra... Kafamda deli düşünceler var. Toparlayıp atağa geçmem gerek ama adım atmak için de enerji... Ben o enerjiyi bulamıyorum kendimde... Hani bu vitaminle falan olacak enerji değil, dinlenince geçen cinsten... Bu biraz ruha gerekli olan enerjiden... Nefes terapisi düşünüyorum. Ruhumu dinlendirmek için... 

Herşeye geç kalma sendromu yine başladı bende... 24 saat yetmiyor bana... Zaman yönetimim sıfır... Bir arkadaşım "sen yoğunluktan besleniyorsun" dedi... Yoğun olduğumda daha çok iş yapıyorum evet... Yoğunlaşmam gerek.. Hem bedenen hem ruhen...

1 Haziran 2015 Pazartesi

kolay yazı yazmak

tuşları kullanmadan konuşarak yazı yazabiliyorum bu benim için muhteşem bir şey konuşurum konuşurum sana yazarım harika

22 Mayıs 2015 Cuma

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Önemli olan ne kadar hızlı vardığınız değil, nasıl vardığınız... 
Trafikte aşırı hız yapmayın! Çünkü Trafik Hayattır!

Aşırı hız son yıllarda kazaya sebep olan unsurların başında yer alıyor. Özellikle gençlerin yaptığı trafik kazalarının çoğu aşırı hız nedeniyle meydana geliyor. Doğuş Otomotiv’in kurumsal sorumluluk markası Trafik Hayattır, ‘aşırı hız’ı konusunu ana mesajları arasına alarak projelerini kurguluyor.

Dünya Sağlık Örgütünün raporuna göre trafik kazalarındaki ölümlerin yaş grubu analizinde diğer ölüm nedenleri arasında 15-29 yaş grubu birinci sırada yer alıyor.   Bu durum gençlere yönelik trafik güvenliği kampanyalarının acil olarak arttırılması gerektiğini gösteriyor. Trafik Hayattır platformu bu noktada çok önemli inisiyatifler alarak önemli projeler geliştirdi; 4 senedir devam eden Trafik Güvenliği Uzaktan Eğitimi projesinin üniversitelerde seçmeli ders okutulmasının yanı sıra, 2014 yılında radyolarda yer alan ‘aşırı hız’ radyo spotu da dikkat çeken bir diğer proje oldu. İki projede birçok önemli ödül aldı. Bu ödüllerden en çok gurur veren ise 2014 Birleşmiş Milletler Genel Kurultay’ın da iki projenin Avrupa’da trafik güvenliğiyle ilgili örnek uygulama seçilmesi oldu.

 

Trafik Hayattır, ‘aşırı hız’ ile  ilgili projelerine yenisini ekledi ve her birinde farklı trafik güvenliği mesajlarının verildiği bir animasyon serisi üretti. Aşırı hız konulu animasyonda her gün trafikte rastladığımız hatalar vurgulanıyor.  Çocuğunu almaya giden bir babanın trafikte kalmasını ve sonrasında hız yaparak girdiği emniyet şeridinde kaza yapmasını anlatan animasyondan hepimizin çıkaracağı dersler var.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

27 Nisan 2015 Pazartesi

Soma’daki “Toplumsal Dönüşüm Projesi” Onlarla Hayat Buldu!


Soma İçin Bir Olduk:  Gizli Kahramanlar
Allianz Türkiye, sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, bölgede etkilenen vatandaşlara ulaşabilmek, onların yaralarını sarmak ve yeni başlangıçlarını desteklemek için Soma’daydı. Soma’da 2014’te gerçekleşen ve ulusumuzu derinden sarsan maden faciasının ardından, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği (APHB) ve Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ile işbirliği yapılarak “Allianz SomaDA”yı (Soma Dayanışma Ağı) geliştirdi.
Fatma Çavuşoğlu, Mehmet Kocapınar, Gamze Akarca, Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği gönüllüsü uzman psikologlardan sadece birkaçı. Dursunbey merkez olmak üzere Balıkesir İvrindi’den Kütahya’ya kadar olan hattı gezici ekiplerle birlikte ev ev dolaştılar. Psikolojik destek verdiler. Ümitsizliğin yenilmesi için mücadele ettiler.
Allianz SomaDA”yı kapsamında, BKD ile yapılan işbirliği sayesinde, Soma çevresinde, olaydan etkilenen 6 ilçedeki 16 okulun, Bilim Kahramanları Buluşuyor turnuvasına katılımı sağladı. 34 gönüllü öğretmen, 150’ye yakın öğrencinin oluşturduğu 17 farklı Allianz SomaDA takımını 4 ay boyunca turnuvaya hazırladı. Bu yolla, öğrencilerin normal hayata dönüşü desteklenirken, psikososyal ve kişisel gelişimlerine de katkı sağlanması amaçlandı.
Allianz SomaDA”nın bir ayağı da faciadan etkilenen ailelerin çoğunlukta olduğu Dursunbey’deydi. APHB ile yapılan işbirliği sayesinde, Dursunbey’de bir psikososyal destek merkezi açıldı. Çocuklara, yetişkinlere ve gruplara yönelik üç görüşme odası bulunan Dursunbey Psikososyal Destek Merkezi’nin hizmetleri, merkeze uzak bölgelere de ulaştırıldı.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Nisan 2015 Salı

Nefes Almak

Hayata tertemiz bir sayfa açmalı insan... Hayatın onu rahatlamasına izin vermeli... Nefes almalı... Derin derin ve duyumsayarak nefes almalı. Zihnini temizlemeli ve kargaşanın içerisinde dinginleşmeli... Yapacağım şey tam da bu!!!
posted from Bloggeroid

11 Nisan 2015 Cumartesi

Eğitim Koçluğu

İnsanlar öğrenme dürtüsüyle doğarlar. Öğrenmeye karşı merak ve bundan duyulan zevk insanın doğasında vardır. Bunlar bebeklikten başlayarak zamanla yok edilir. W.E.Demıng


Yaşamın sorgusunu yaptığım şu günlerde karşıma yaptığım işin kalitesini arttırmakla ilgili fırsatlar çıkmaya başladı. Üstelik inandığım ve savunduğum değerleri içeren fırsatlar. Kendi yapmak istediklerim dışında bugün sana bir çocuğun eğitim kalitesini nasıl yükseltirsinle ilgili bilgi vereceğim.

Eğitim sistemi ile ilgili bildiğim ve bilmekten nefret ettiğim bir gerçek var : BOŞ BEYİNLER yetiştirdiği. Zira daha çocukluğunun baharında, koşmaya, hoplamaya, tepinmeye gereksinim duyan bebelikleri kurs dediğimiz dipsiz kuyuların içine atarak aydınlanmalarına engel olduğumuz yadsınamaz Türkiye gerçeğidir. Öğrenmesine gerek olmayan bilgileri yükleyip öğrenmesi gerekenleri vermediğimiz; üstelik bunu yaparken de ÖĞRENMEye değil; aksine ÖĞRENMEMEye dayalı bir sistem içerisinde debelendiğimiz bir gerçektir. Peki bu kısır döngüden nasıl çıkarız bu çocuklar kendi varlıklarını, öğrenme becerilerini, kapasitelerini nasıl keşfederler ve bunu en verimli nasıl kullanırlar diye araştırırken aslında şu anda yapmaya çalıştığım ama bir sistemin içinde olmamdan kaynaklı kısıtlandığım bir şey keşfettim : EĞİTİM KOÇLUĞU

Bir çocuğa düşünmeyi öğretmeyi, bir öğrenciye verimli çalışmayı öğretmeyi, öğrenmeyi hedefleyen birine kendisini maksimize etmeyi ve kendisini gerçeklemesini sağlamayı hedefleyen bir yardım mekanizması aslında Eğitim Koçluğu. Üstelik bu alınan yardımla dipsiz kuyularda debelenmeden kendini gerçekleyen kişiler yetiştirmek mümkün...

Ben bu yola baş koydum artık. Dolayısı ile bu yolda atacağım her adım hem bana hem de çevreme faydalı olsun istiyorum. Eğitim koçluğuna da şimdi tam da şu anda benim-bebemin gereksinimi var diyorsan sana bir kapı açmak istiyorum. 

Bloğumu açtığım günden beri bir çekiliş yapmadım. Çekilişe değer bir şey bulamadım aslında. Ama bu sefer yapacağım. Hep birlikte doğru yerde doğru bilgiye ve desteğe ulaşalım diye.

Eğitim Koçu Miray Can' dan 3 kişiye 2 aylık Koçluk Hizmeti için %50 indirim hediye edeceğim. Çekilişe katılım şartları ise basit:

*Bloğumu takibe almak
*Bloğumun facebook sayfasını beğenmek ( https://www.facebook.com/ButunBeyazlar?ref=hl)
*Miray Can' ın facebook hesabını takibe almak, beğenmek ( https://www.facebook.com/egitimkocumiraycan?fref=ts )
*Miray Can' ın twitter hesabını takibe almak (https://twitter.com/egitimkocumiray)
*Neden bu koçluğa gereksinimin olduğunu ve kendini anlatan kısa bir yazıyı mail olarak bana yollamak 
*Bütün bunları yaptıktan sonra da bu yazının altına katıldığını belirten bir işaret atmak...
Hepsi bu....

Çekilişe 16.04.2015 tarihi saat 23:59' a kadar katılabilirsin. O tarihten sonra gelen mailler değerlendirme dışı kalacaktır. Çekiliş sonucunu ve kazananları blogda, instagram hesabımda 17.05.2015 tarihinde yayınlayacağım.  Ayrıca Miray Can' ın iletişim bilgilerini de kendilerine mail olarak ileteceğim.

Koçluk 2 aylık bir dönemi kapsayacak ne zaman istersen kullanılabilecek. KPSS, TEOG, LYS, YGS sınavlarına hazırlık için değerlendirilebilir.  

Sevgiyle Kal...

24 Mart 2015 Salı

LINE ve Pepsi sevdiklerinle yaya yaya konuş diye var!

Telefon, sevdiklerimizle konuşmak için mükemmel bir araç. Artık hayatımızın çok büyük bir kısmını akıllı telefonlar kaplıyor ve herkesle görüntülü, görüntüsüz konuşabiliyoruz. 

Sevdiklerimizle konuşurken kullandığımız bir çok akıllı telefon uygulaması var ve hepimiz bunları kullanıyoruz. Sadece mesajlaşmıyoruz, aynı zamanda konuşabiliyor, hatta birbirimizi anında görebiliyoruz. Bu uygulamaları kullanabilmek için iki tarafın da bu uygulamaya sahip olması gerekiyor. Ama bu kadar çok uygulama varken herkesin aynı uygulamayı kullanmasını beklemek biraz hayal oluyor. 

Bu sorunları çözmek için LINE, bir uygulama geliştirdi. Artık LINE’da Premium Call özelliğiyle, LINE’a sahip olmayan insanları arayabiliyoruz. Sadece yurt içini değil, yurt dışını da çok uygun fiyatlara arayabiliyoruz.

LINE uygulamasına sahipsen, ekstradan bir şey yapmana gerek yok.

LINE indirmek için: http://me2.do/F1mG6dym

LINE ve Pepsi Kampanyası

Siz sevdiklerinizle yaya yaya konuşun diye LINE ve Pepsi birlikte bir kampanya başlattı. Hali hazırda LINE’dan LINE’a ücretsiz konuşabiliyorken, Pepsi kapaklarından çıkan şifreyle LINE'dan yurt ici, yurt disi, sabit veya cep telefonu istedigin numarayi ucretsiz arayabilmeni saglayacak 100 Premium Call kredisi kazaniyorsun.

Şifre Nerede?

Kutu Pepsi’lerin açma halkalarının arkasında veya Pepsi pet şişe altın ve gümüş renk kapaklarının altında şifreye ulaşman mümkün.

Şifre nereden aktif ediliyor?

Peki bu Pepsi şifresini LINE’da nasıl kullanırım diye mi düşünüyorsun? Hemen açıklayalım. İlk önce “diğer” kısmında Pepsi için özel yapılmış kısma giriyorsun.

Daha sonra şifre için ayrılmış bir yer göreceksin. Oraya Pepsi kapaklarının altındaki şifreyi giriyorsun.

Şifreyi girdikten sonra kutucuğun altındaki “Gönder” butonuna basıyorsun. Anında 100 Premium Call Kredin aktif hale geliyor.

LINE, aynı zamanda konuşmanın en ucuz yolu!

Ben bir hesaplama yaptim. Normalde internetli mesajli paketlere 30 lira falan oduyorsun. Bi' Pepsi aldin, ortalama 2 TL desen, 5 tane Pepsi alsan, etti 10 Lira. Elinde ne var? 5 tane Pepsi ve 500 Premium Call Kredisi. Bu da ediyor ki 150 dk. sabit hatlara ( ki sabit hat mi kaldi??) ya da 50 dk. herkesi arayabiliyorsun. ne kadar telefonla konusyorsun ki zaten? Surekli LINE'Dan mesajlasip duruyoruz ucretsiz. Olmayanlara da LINE yukletsen, oradan da bayagi kurtariyorsun. Bildigin 5 Pepsi yanina kar kaliyor.

Üstelik yurt dışını çok daha ucuza arıyorsun ki tek tek bütün ülkelere bakıp ne kadara denk geliyor diye hesaplamadım. Ama örneğin Amerika’yı, 100 Premium Call Kredisiyle yaklaşık 100 dakika konuşabiliyorsun. Çok iyi.

Bundan sonra bu şekilde harcama yapacağım ben. Evde zaten su gibi Pepsi içiliyor. Hatta su yerine Pepsi içiliyor. Adamlar üstüne Premium Call Kredisi veriyor. Ben kendime bi’ kampanya yapsaydım, ancak bu kadar karlı olurdum. Sahiden. 

Evet özetliyorum: Herkese LINE yükletiyoruz, oradan kurtarıyoruz. Pepsi içiyoruz, oradan da kurtarıyoruz. Yurt içini, yurt dışını rahatça arıyoruz. 

Nedir bu LINE Premium Call?

LINE Premium Call, sevdiklerinle konuşman için LINE’ın oluşturduğu bir servis. Aradığın kişi LINE uygulamasını kullanmıyorsa, onu Premium Call sayesinde arayabiliyorsun.

Üstelik yurt dışında da bu uygulama geçerli ve çok uygun fiyatlara bunu gerçekleştirebiliyorsun. Bu şekilde sevdiklerinle yaya yaya konuşabiliyorsun.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Mart 2015 Cuma

Sorgu

Garip sorular ve sorgular içerisindeyim. Bazen yaptığım hareket-söylediğim söz- bulunduğum yerden nefret ederken buluyorum kendimi... Ne acı ki bunları paylasabildigim tek anım yine gözetmenlik zamanım.





Duru ile çok kavga ediyoruz bu ara... 2 yaşında çocukla kavga edilir mi deme ediyorum. Işte bu durumdan aşırı nefret ediyorum. 2 yaşını doldurdu benim minnak bebem. Artık minnak değil. Ama hala tosbik kurbik... Doğum günü fotolari ayrıca paylasilacaktir bilgine...
posted from Bloggeroid

25 Şubat 2015 Çarşamba

#izledim Yıldızlar Arası - Interstellar

Tek kelime yazabilirim.. "HARİKA"
 
Bilimsel anlamda eksikleri var elbette ama böyle bir filmin sadece ana düşüncesine ve filmin bütününe bakmak gerektiğini düşünüyorum. Gereksiz detaylarla solucan deliklerinin varlığı ya da moleküler anlamda parçalanma ile uğraşmamak gerek... Film gerçekten "HARİKA"...
 
 
Özet:
 
Teknik bilgisi ve becerisi yüksek olan Cooper, geniş mısır tarlalarında çiftçilik yaparak geçinmektedir; amacı iki çocuğuna güvenli bir hayat sunmaktır. Onlarla yaşayan Büyükbaba Donald çocuklara göz kulak olurken, henüz 10 yaşındaki kızı Murph şaşırtıcı bir zekaya sahiptir. Geçmişte bıraktığı biliminsanı kariyerini özleyen Cooper'un karşısına bir gün beklenmedik bir teklif çıkar ve ailesinin, dahası insanlığın güvenliği için zorlu bir karar alması gerekir...
 
 
 

20 Şubat 2015 Cuma

Boncuk yanağın bebeklik ninnisi...

Yağmur yağar sereserpe
Kulağında elmas küpe
Uyuturum kızımı öpe koklaya ninni
Ninni benim nazlı kızım sana ninni
Ninni benim nazlı kızım sana ninni...
posted from Bloggeroid

13 Şubat 2015 Cuma

Özgür Olmak

Anladım ki "Risk almazsan özgürleşemezsin" !!!

Ruhumu doyurmak istiyorum feci şekilde... Bol bol okumak, seyahat etmek, yeni insanlar tanıyıp onlarla paylaşımlarda bulunmak... Çok şey istediğimi düşünmüyorum...

Özgürleşmek istiyorum!!!
posted from Bloggeroid

30 Ocak 2015 Cuma

Hayata Geç Kalıyorum

Yine yazı yazmak için bulduğum tek zaman gözetmenlik zamanı...



Hayata geç kalıyorum bu ara. Yaşamsal faaliyetlerimi karşılıyorum yalnızca. Gerçek nefes alma işlevim olan kendimi geliştirme kısmı çooook uzun zamandır yok ne yazık ki... Dolayısı ile hayata geç kalıyorum işte... Kendimi kandırıyorum çoğu zaman. Yapan yapıyor işte. Ama ben tembelim bu konuda... Isteklerim çok da yapmak için attığım bir adım yok. Yollar var katetmem gereken. Hedeflerim var. Öğrenmem gereken çok şey ve öğretmem gereken çok şey...

Hayata geç kalıyorum bu ara. Sanki zaman benim için hızlı akıyor. Bense ona göre çok yavaş.

Çok çalışmak istiyorum ama çalışırken nefes almak. Bazen nefes alamıyorum ben çalışırken. Insanların saçmalıklarını sorgularken boğulup kalıyorum biranda. Bencilliklerini, cahilliklerini, düşüncesizliklerini... Küçük insanların küçük planları olduğunu bir kez daha çok net öğrendim.... Nefes almak için büyük insanlarla bir arada olunması gerektiğini de...

Hayat ana rahminde embriyoyken başlıyor aslında... Hangi rahimdeysen ona göre şekilleniyorsun. Artık hayattan tek dileğim kızım için... Benim ona vermeye çalıştığım kalp ve zihin açıklığının hayatını etkileyebilecek olan insanlar tarafından da aynı özenle verilmeye çalışılması...

Sevgiler....

posted from Bloggeroid

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...