17 Nisan 2014 Perşembe

ALIŞVERİŞ DEDİĞİN BİR DİPSİZ KUYU

Şimdi bunu nereden algılarsan algıla… Oldum olası sevmişimdir mağaza mağaza dolaşmayı. Sadece almak değil windowshopping de benim için hem bir terapi hem de boş zaman değerlendirici bir aktivite olmuştur. “çokça boş zamanın vardı herhalde” diyorsun duyuyorum… Öğrenciyken bolca boş zamanın oluyor aslında ama öğrenci milleti işte kıymet bilmiyor. İş hayatına atıldıktan sonra ise en başlarda hem ilk defa çalışma giysileri ile yeniden bir gardrop dizmek hem de yine keyfini çıkartmak adına bolca çıkılıyordu alışverişe. Ancak iş hayatı yoğunlaşıp kıdem yapıp sorumluluklarım sorumlu olduğum kişiler de artınca dışarıda alışveriş keyfi sadece zorunluluk hallerine dönüştü. Ama ben bir alıveriş çılgını olarak dışarıya çıkmaya zamanım yok çok çalışıyorum deyip fırsat bu fırsat hayatım boyunca yapamayacağımı düşündüğüm bir şeye bulaştım. “online alışveriş”.





Başlangıcım çok da zor olmadı aslında. Bir çanta beğendim, tıkladım, aldım… Sonra bir hırka, bir kazak, bir elbise, bir ayakkabı, cep telefonu… Bir zaman oldu ki lenslerime kadar internetten alışveriş yapıyorum… Gebeliğimin başlarında minicik göbeciğimle yine small olmasa da medium bedenleri tercih ederek online alışverişe devam ettim. Ancak ve ancak ben de kilo yalnızca karın kısmında toplanmaya başlayıp arkadan baktığında eski Özgen, yandan baktığında “amanın hamile özgen” durumuna geldiğinde artık internet alışverişi rafa kaldırılmak zorunda kaldı. İşin kötü tarafı sadece göbek olan ben hamile kıyafetleri de giyemiyor hepsinin içinde yüzüyordum… Çare mi? Çare bolca tayt aldım üstüne de tunik… Vee o zaman anladım ki senelerce kot pantolonların içinde sıkışıp kalmışım… Tayt dediğin dünyanın en rahat ikinci giysisi… İlk sırayı elbiseler asla kaptıramaz…

Gebesin ve bir bebek bekliyorsun ya, bebek alışverişi de yapmak gerek J Elimde bir arkadaşımın oluşturduğu benim sonradan birkaç dokunuşla kendime göre düzenlediğim koca bir liste… Ben bir ilk heves listedeki en basit ve anlaşılır olan seçenekten birini seçip girdim her zamanki bildiğim metot online alışveriş sitesine. Bir organik hastane çıkışı alıp çıktım. Kalsam çıldırmış gibi hepsini alacağım. Bebem doğmadan boşanma sebebim o olacak. Her neyse zaten o heves iyi ki de almışım. Çünkü minnak bebeme neredeyse 5 aylık olana kadar bu hastane çıkışı dışında herhangi bir giysi alamadım… Almamak da gerekmiş zaten. Anneanneler, kuzenler, teyzeler gardrobu dolduruverdiler birden. Eee bize da haliyle diğer gereksinimleri düştü bebemizin. Biberon, süt pompası, meme ucu koruyucu kalkan, meme ucu kremi, göğüs pedi, süt saklama poşetleri, emzik, burun aspiratörü, bebek bezi, alt değiştirme ünitesi, bebek odası vs. liste uzar gider. Bunu bir başka yazımda uzun uzun anlatırım. Bebek için ne aldım neyi kullandım ne gereksiz geldi diye. Belki bir fikir olur bütün gebelere…
Peki ben de online alışveriş bitti mi? Hayır! Bebe için gereksinimler bitmiyor ki alışveriş bitsin… Şunu da itiraf etmeliyim, artık daha da çıldırdım J hem online hem mağaza gezerek yapıyorum alışverişimi. Ama artık kendime diye çıktığım her alışveriş sonrası eve torba torba bebe giysileri ile geri dönüyorum… Kız çocuğum olduğu için bu konuda da kendimi şanslı hissediyorum (erkek anaları alınmasın…). Off ne güzel şeyler yapıyorlar onlara ne şirin şeyler… Gel de çıldırma. Ne yazık ki “çocuğun yediği helal, giydiği haram” misali bir anda küçücük kalıyor aldıkların. Bir kez giydirebilirsen ne mutlu sana oluyor cicili bicili giysileri…

Büyüdükçe sanırım daha da artacak gereksinimleri. Bitmeyecek de… Üstelik sadece giysi, oyuncak, kitap vs. de olmayacak. Teknoloji çağında doğan bu bebeler ellerinde cep telefonları ile çıkıyorlar analarının karınlarından. Bilgisayar, tablet derken büyüdükçe kim bilir daha neler isteyecekler ya da istemeseler de alınmak zorunda olacak… Bu kadar teknoloji iyi midir tartışılır ama her şeyin bir yaşı olsun bebelerde bunu anlasın. Bütün annelerin temennisi J

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...