17 Ağustos 2013 Cumartesi

Bugün 17 Ağustos...

Az önce bir yazı okudum. 17 Ağustos depreminde oğlunu, annesini ve babasını yitiren bir gazetecinin yazısını... içim parçalandı...

Anne olunca daha yoğun yaşıyor insan duygularını sanırım. ya da bu durum benim için böyle... Ben az önce yüreğimi dağlayan bir yazı okudum. Ağladım... Evladını yitiren bütün anneler için ağladım. Hala bu yazıyı yazarken gözlerimden yaşlar süzülüyor ve ben kendime engel olamıyorum...
Üniversitede bir arkadaşım vardı. Adı Nihan... ben 17 Ağustos u üniversitede ilk senemde onun  feryadıyla gerçek anlamda anlamıştım... 17 Ağustos 1999 da göçük altından sağ çıkartılan Nihan 2000 senesinde bir derslikte koridordan geçen metal bir yük taşıma zımbırtısının çıkarttığı sesle çığlıklar atarak sıranın altına saklanmıştı... zor sakinleşti... Her zaman hayran kaldım ona... depremin hemen ardından üniversiteyi kazanmış hem de Türkiye nin sayılı üniversitelerinden birine girmişti... Nihan göçükten sağ çıktı, üniversiteyi okudu, şimdi evli bir çocuğu var mı bilmiyorum ama bildiğim bir tek şey var O, o geceyi hiç unutmayacak.... Aynı diğer sağ kurtulanlar, sevdiklerini yitirenler gibi... aynı ben, sen ve bizim gibi empati kurmayı başaranlar, acıyı onlarla yaşamaya çalışanlar gibi... Asla onlar kadar derin hissedemeyeceğiz belki ama yalnız olmadıklarını da bilmeleri gerek... Ben yanındayım arkadaşım, seninle üzülebiliyorum... Unutmadım...
Asla da unutulmayacak. Zamanında bir büyüğün dediği gibi deprem öldürmedi, binalar öldürdü... ve bizler o binaları yapan katilleri 1 yıl sonra serbest bıraktık... Bu ülkede işler hep böyle yürümeyecek değil mi??? Katliam yapanların düşünenlerden daha az ceza aldığı günler geçecek ve gerçek adalet yerini bulacak....

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...