31 Ağustos 2013 Cumartesi

Okumak ya da Okumamak

Insan kitap okumaya başlayınca durduramıyor kendini...(ya da bu benim için geçerli) hele bir de sürükleyici-keyifli-tadımlık vs ise her bulduğu fırsatta alıyor eline kitabı... Biliyorsun aylardır elimde olan bir kitap var... Büyücü... Ara verdim dünden beri. Kitap keyifli keyifli olmasına ama çocukla birlikte zor okunuyor. Günde bir on sayfa okusan müthiş birşey. Ama büyücü de durum böyle olmuyor... Her neyse dün bir kitaba başladım. Uzun zamandır istediğim bir kitap. Büyücü yü okumaya devam ediyorum ancak zor ilerleyince ancak zaman buldukça...



Blogcu annenin annelik her zaman toz pembe değil kitabı... Daha önce okuyacaklarım arasında söz etmişimdir. Bana nasıl iyi geldiğini anlatamam sana... Bir anne olarak bir anne gözünden en doğal haliyle anneliği anlatmış... Yalnız değilsin diyor... Ve bu insana güç veriyor. Bütün annelere salık verilir!!!!


posted from Bloggeroid

Boş zamanını boş geçirirsen

Yapacak o kadar işim varken ve de bebem saatlerce uğraştıktan sonra uyumuşken ben oturmuş günlerdir de yüzüne bakmadığım çılgın oyun candy crush saga oynuyorum iyi mi??? Farmville den sonra bu çılgınlığı başımıza kim sardıysa... Tek suçlu facebook :) hadi ben kaçar kızartma yapacağım söylemesi ayıp afiyetle yiyeceğim :) bol domates soslu yoğurtlu ;)

posted from Bloggeroid

22 Ağustos 2013 Perşembe

Aklımdan Ne Geçiyorsa

Ara vermeyeceksin yazmaya... Aklından ne geçiyorsa o anda kısa da olsa paylaşacaksın.. Yoksa kalıyor yazacakların.
Dün kuzen ziyareti vardı bizde of yaa nasıl da güzel oluyor... Bütün kızlar toplandık ;) ufaklığım hariç tabii... Ne yaparsın o da hayallerinin peşinde amerikada... Biliminsanı olacak benim kuşum...





Duru sultana öykü anlatırken yakaladığım Sarı kuşum pamuğumu da gaza getirdim o da kendine bir Blog açtı. "Sinemisin aşevi"... Yaptığı müthiş yemelikleri paylaşacak bizimle ;)...






Umarım en kısa zamanda minikler için bir anda uydurduğu müthiş öyküleri için de bir Blog açar ;)... Benden istemesi :)..

Sevgiler...

posted from Bloggeroid

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Bugün 17 Ağustos...

Az önce bir yazı okudum. 17 Ağustos depreminde oğlunu, annesini ve babasını yitiren bir gazetecinin yazısını... içim parçalandı...

Anne olunca daha yoğun yaşıyor insan duygularını sanırım. ya da bu durum benim için böyle... Ben az önce yüreğimi dağlayan bir yazı okudum. Ağladım... Evladını yitiren bütün anneler için ağladım. Hala bu yazıyı yazarken gözlerimden yaşlar süzülüyor ve ben kendime engel olamıyorum...
Üniversitede bir arkadaşım vardı. Adı Nihan... ben 17 Ağustos u üniversitede ilk senemde onun  feryadıyla gerçek anlamda anlamıştım... 17 Ağustos 1999 da göçük altından sağ çıkartılan Nihan 2000 senesinde bir derslikte koridordan geçen metal bir yük taşıma zımbırtısının çıkarttığı sesle çığlıklar atarak sıranın altına saklanmıştı... zor sakinleşti... Her zaman hayran kaldım ona... depremin hemen ardından üniversiteyi kazanmış hem de Türkiye nin sayılı üniversitelerinden birine girmişti... Nihan göçükten sağ çıktı, üniversiteyi okudu, şimdi evli bir çocuğu var mı bilmiyorum ama bildiğim bir tek şey var O, o geceyi hiç unutmayacak.... Aynı diğer sağ kurtulanlar, sevdiklerini yitirenler gibi... aynı ben, sen ve bizim gibi empati kurmayı başaranlar, acıyı onlarla yaşamaya çalışanlar gibi... Asla onlar kadar derin hissedemeyeceğiz belki ama yalnız olmadıklarını da bilmeleri gerek... Ben yanındayım arkadaşım, seninle üzülebiliyorum... Unutmadım...
Asla da unutulmayacak. Zamanında bir büyüğün dediği gibi deprem öldürmedi, binalar öldürdü... ve bizler o binaları yapan katilleri 1 yıl sonra serbest bıraktık... Bu ülkede işler hep böyle yürümeyecek değil mi??? Katliam yapanların düşünenlerden daha az ceza aldığı günler geçecek ve gerçek adalet yerini bulacak....

16 Ağustos 2013 Cuma

Bu Bayram

Baktım uzun ara verince yazmaya gerçekten uzuyor ara...

Bu cümleyi yazalı tam beş gün oldu... Şimdi daha anlaşılır belki yukarıdaki cümlem...

Yazacak çok şey birikiyor uzun aralar verince ve böyle çok şey olunca da sen ne yazsam diye düşünmekten çoğu zaman saçmalıyorsun...

Bayram için hayallerim vardı. Dikili'Ye gitmek gibi ama gerçekleştiremedik. Ankara daydım anlayacağın. Ama kimse olmadığı için pek ziyarette de bulunamadık. Minik Tosbik Kurbik Durucanımın ise ilk bayramıydı bu... Kızıma Gizem ve Sinem Teyzesinin aldığı fırfırlı çiçekli elbisesini giydirdik :) bayram şekeri oldu kızım...




Giderek büyüyor okuyucu... Herşeyini göreyim hiçbirşeyini kaçırmayım istiyorum ama yine de biraz sanki eksik kalıyorum... Ona daha fazla konuşmayı, daha fazla kitap okumayı onunla daha fazla oynamayı isterdim...

Herşeyi güzel ama kızımın. Sağlığı yerimde olsun daha da bişey istemiyorum... Herkesin bebesi için dilekleri de aynıdır eminim... Sağlıklı ve mutlu olsun!!!

posted from Bloggeroid

6 Ağustos 2013 Salı

Çerezlik Okuma Listesi

Evet uzun zamandır ara verdiğim kitap okuma seanslarima az da olsa biraz biraz başlayabildim. Hamileliğimden bu zamana hâlâ elimde bulunan bir kitap var bilmem yazmışmıydım sana...



Işte bu kitabı bir an önce bitirip bu kitapla birlikte aldığım diğer kitaplardan bazılarına başlayacağım önceliğin Elif Şafak şemspare... Bir sonrası ise blogcu anne Elif Doğan ın annelik herzaman tozpembe değil kitabı :)... Su anki ruh halime de oldukça uyacağını düşünüyorum... Sonrasında ise kendime bir liste oluşturdum... Çerezlikler diyorum.







Çerezlik okumak zorundayım çünkü emzirirken başkası gitmiyor :) hoş zaten bu ara bu tarz kitaplara da çok gereksinimin oluyor... Bazen insanın ruh hali ağır kitap kaldırmıyor okuyucu... Yoksa akyurtta da dante serisine başlamıştım cehennemle ;) ama o orada okunabilir ancak sakin kafayla... Hanimeli ve iğde kokuları içinde...



posted from Bloggeroid

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...