8 Haziran 2013 Cumartesi

Ne yaptım

Direniş, etli yaprak sarma ve Durucan la geçen bir hafta... Facebook Twitter ulusal tv derken şiştim kaldım evin içinde... Kendi kendime söylenip bütün sosyal medyayi söylem aracı olarak kullandım... Hatta instagram ı bile... Malum bebekle dışarı çıkıp tencere tava calamayacagima göre nerden olsa direnişe destek olmak istedim! Siyasilerden aglasam mi gülsem mi kavrayamadığım açıklamalar dinledim... Açıklamalara karşılık diyen diyecegini demiş ben ne diyeyim diyeceğim duramıyorum... Aynen "sussam olmuyor, susmadan olmaz..." Hâlâ bu eylemlerin başka bir yerlere çekilmeye çalışılması da cabası...
Elbette herkes aynı görüşü savunmak zorunda değil. Herkesin kendini yönetecek insanları seçmekteki nedenleri de farklıdır. Nedenleri ne olursa olsun ben benim seçmediğimin iyi ya da kötü yönlerini görüp bunları dile getirebiliyorsam, seçtigimin de elbette, seçmedigimi seçenler neden aynı şeyi yapamıyorlar. Çok mu zor arkadaşım burada hata yaptılar demek... Ama aslında bu sorunun temelinde iki şey var. Birincisi sevgili Uğur Dündar ın da dediği gibi futbol takımı tutar gibi parti tutuyoruz. Başka bir partinin icraatlarini beğenmek takıma ihanet gibi geliyor. Ikincisi ise milletimizin her durumda ciddi sorunu: hata yaptığını asla kabul etmemek... Insanlar robot değillerdir. Iyi de kötü de doğru da yalnış da onlara mahsustur. Önce bunu kabul etmek gerekir. Sonra da hata yaptığını kabul edip özür dilemek... Maalesef milletimizin özellikle de milletimiz erkeklerinin en önemli kişilik sorunu olan dileyememek,hata yaptığını kabullenenemek siyasette de kendini ciddi şekilde belli ediyor... Velhasıl benim bu olaylardan çıkarımlarımdan biri budur. Bakalım olaylar nereye varacak...


posted from Bloggeroid

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...