8 Aralık 2012 Cumartesi

Otobüs Maceraları-Episode I






En sevdiğim şeylerden biri şehir içinde otobüs ile seyahat etmek. Aracı sen kullanmıyorsun ya istediğini yapabilirsin...Kitap oku, uyu, dergi-gazete oku, müzik dinle, yazı yaz vs...En keyiflisi uyumak oluyor zaten. O kısacık sürede kısacık kestirmek ilaç gibi geliyor insana... Ama ben bu aralar uyumak ya da kitap okumak yerine diğer yolcuları izliyorum. İnan komedi dizisinden farksız, dramdan daha acıklı oluyor.

Ankara' da yaşayanlar bilir: Sabah saat 10:00 sonrası belediye otobüsleri 65 yaş ve üzeri için ücretsiz oluyor. Dolayısı ile sevgili olgun dede ve ninelerimiz otobüslere binmeyi bu saatten sonra tercih ediyorlar. Kimi işi olduğu için kimi ise inan keyif için biniyor otobüse... Arkadaşları var örneğin sohbet muhabbet gidiyorlar, sonra bir yer de iniyorlar tekrar geri dönüyorlar bazıları da bir durakta inip başka duraktan başka bir otobüse binip şehir turu yapıyor. Keyif mi dersin? Bence keyif J



Oturduğum semt itibari ile de yaş almış olgun insan profili oldukça fazla... Haliyle kreşe derse gidip gelirken onlarla aynı otobüsü paylaşmam da kaçınılmaz oluyor. İnan öyle eğlenceliler ki; kendi kendime gülüyor sonra da bunu fark ederler de kızarlar diye utanıyorum.

Bütün bir yol boyunca söylenecek o kadar çok şey buluyorlar ki şaşarsın... Melih Gökçek' in kaldıracağım 
deyip de bir türlü kaldıramadığı araba galerilerine, asfaltlara, bir önceki otobüs şoförünün ücretsiz saate 5 dk kalmasına rağmen ücretsiz olarak kendilerini otobüse almamasına, hızlı araç kullanan diğer araç sürücülerine, havanın sıcak ya da soğuk oluşuna buna bağlı olarak da otobüste klima ya da kalorifer çalışmasının gerekliliklerine, şoförün durağı 1-2 metre geçmesine vs....Geçen gün amcalardan bir tanesi söylenmekten bir tık ileri giderek oturduğu rahat koltuğundan kalkıp yürümesine yardımcı olan bastonunu otobüsün içinden yola araç çekmek suretiyle yolu tıkamış bir kaç galerici üstüne doğru salladı. bu arada bağırıp çağırmayı ve onların duyarsızlığına olan kızgınlığını sözcüklerle ifade etmeyi de ihmal etmedi. Şoför kapıyı açsa bastonu adamların kafasına vuracaktı J  Bir de öyle sevimliydi ki anlatamam...


Bazen en komik olaylar da birbirlerine yer vermeye çalışmaları oluyor elbet... Bir gün teyzelerden bir tanesi kendisine yer veren amcayı dövüverecekti neredeyse...Amcam Zaten genç görünmek için sakalı bıyığı sinek kaydı tıraş etmiş. Kafasında kalan son bir kaç tel saçını boyamış, üstüne de jilet gibi bir takım elbise çekip belli ki genç ve yakışıklı haliyle dolanmaya çıkmış. Belki Ulus' ta bir pastanede bir çay içip geri dönecek. Teyzem bindi otobüse ee otobüs oldukça dolu. Koltuklarda da zaten hep 65 yaş üstü... Teyzem alış veriş de yapmış eller dolu. O da 65 yaş üstü, yaş almış olgun kadınlardan ama saçlar yapılı, makyajsız çıkmam abi modu var ve de şık modern giyimli. Bizim jilet amca kendisine yer verince bastı yaygarayı J  " beyefendi ben sizden daha gencim neden bana yer veriyorsunuz?" diye... Haliyle ben de bastım kahkahayı diğer otobüs yolcuları ile beraber. O kadar doğaldı ki teyzemin amcama kızışı. hayatım boyunca unutamayacağı bir sahneydi...

İnsan keyif alıyor onlarla yolculuk yapmaktan. Bazen sohbet de ediyoruz. Akıl verirler, akıl alırlar, torunlarını- çocuklarını anlatırlar, kendilerince doğru olmayan işleyişe karşı söylenirler, eskilerden söz ederler... Keyifli bir 20-30 dk geçirtirler sana...Ama elbette ki onlarla yolculuk etmekten benim kadar keyif almayan insan görünümlü yaratıklar da çıkmıyor değil...Geçen gün bu yaratıklar dan bir tanesine Ally McBeal misali hayalimde bir şiddet eğilimi gösterdim. Telefonu ile konuşan otobüs şoförümüz konuştuğu kişinin zannımca "ne yapıyorsun?" sorusuna "ne yapayım ceset taşıyorum" diye yanıt verdi. İşte o an Ally McBeal duygularım devreye girip direksiyona bu lafı eden insan görünümlü yaratığın kafasını birkaç kez vurdum. Kendisinin de bir gün "ceset" dediği bu insanlarla aynı yaşlara gelebileceğini düşünemeyen şoföre "sen hızlı yaşayıp genç öleceksin sanırım" dedim otobüsten inerken... Korteks yoksunu beyni bunu ne kadar algıladı o kısmı bilemiyorum ancak benim de içimde kalmadı...

Ton ton yanaklı sevgili yol arkadaşlarımın hepsinin ellerinden öpüp yanaklarını sıkıştırıyorum. Hayata bu kadar bağlı olmanız bizlere ders olsun...

Sevgiyle Kal...      

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...